🚫 Zina ve Fuhuş: İslam'ın Ahlaki Arınma Yolu ve İlahi Hükümler
- Real hayatta veya sosyal medya mecralarında hakikati haykırmak ve doğruyu göstermek, toplumun selameti için kaçınılmaz bir sorumluluktur. Bu nedenle, İslam'ın bu konudaki açık ve kesin hükmünü her platformda hatırlatmak kutsal bir vazifedir.
- Bilinmelidir ki Allah, Kur'an-ı Kerim'de zinayı bizzat "fahişelik" (fâhişe) olarak nitelendirmiştir. İsra Suresi 32. Ayet'te buyurulduğu üzere: "Zinaya yaklaşmayın; çünkü o, fahişelik (çirkin bir hayâsızlıktır) ve çok kötü bir yoldur."
- Bu noktada mefhumları doğru kavramak gerekir: Zina, nikâhsız cinsel ilişkiyi ifade eden belirli bir fiilken; fuhuş ise zinayı da içeren, ahlaki sınırları aşan her türlü kötü ve çirkin fiili kapsayan daha genel bir kavramdır. Dolayısıyla zina, fuhuş kapsamına giren eylemlerden sadece biridir.
- İslam'ın ve Kur'an-ı Kerim'in bu açık anlatımına göre; nikah akdi olmaksızın kurulan her türlü "sevgililik" ilişkisi, doğrudan bu fahişelik hükmünün kapsamına girer. Bu ifade şahsi bir fikir veya bir hakaret değil, bizzat Allahu Teâlâ'nın koyduğu hududun ve İslam'ın bu durumu tanımlama biçimidir.
- Bu ilahi hakikatten hareketle belirtmek gerekir ki; zina ve fuhuş yuvaları, toplumsal ahlakı kemiren ve nesilleri kurutan birer ahlaki çöküş kapısıdır. Bu lanet olası yollara artık hiçbir şekilde geçit verilmemelidir. Fuhuşa teşvik eden tüm dizilerin ve filmlerin kanalları kapatılmalı; bu pis bataklıkların kurutulması için Nur Suresi 19. Ayet'teki ihtar dikkate alınmalıdır: "Müminler arasında fuhşun yayılmasını arzu edenlere, dünya ve ahirette acı bir azap vardır."
- Toplumun arınması ve gerçek adaletin tesis edilmesi için özellikle gençlere çok net dersler verilmelidir. Gayrimeşru bir geleceğe zemin hazırlayan bu yollara sığınıp hüsrana uğramak, yanlış bir hayatın kaçınılmaz bedelidir. Çünkü bütün kötülüklerin temeli dünya sevgisidir. Bu karanlık dünyanın annesi içki, babası kumardır; abisi faiz, ablası ise fuhuştur. Bunlar aslında birbirini tamamlayan ve birbirini besleyen günah kanallarıdır.
- Kur'an-ı Kerim'de bu konuyla ilgili hükümler son derece nettir. Furkan Suresi 68. Ayet'te gerçek müminlerin zina etmeyeceği ve bunu yapanın cezasını bulacağı vurgulanırken, Mümtehine Suresi 12. Ayet'te biat şartlarının başında "zina etmemek" zikredilmiştir.
- Nur Suresi 2. ve 3. Ayetler bu konudaki nihai hükmü belirler: Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz sopa vurulması emredilmiş, müminlere bu konuda acıma duygusunun ağır basmaması söylenmiştir. Ayrıca zina eden birinin ancak kendisi gibi biriyle veya bir müşrikle evlenebileceği belirtilerek bu durum müminlere haram kılınmıştır.
- Nisa Suresi 15. ve 16. ayetlerdeki ilk hükümler (evde hapis ve eziyet), Nur Suresi ile neshedilmiş olsa da İslam'ın ahlak anlayışı sabittir: Allah tövbe eden ve ıslah olanlara karşı çok merhametlidir ancak fuhşun yayılması toplumsal bir felakettir.
- Gayrimeşru kazancın ve çürümüşlüğün merkezi olan bu bataklıklar, toplumun geleceğini tehdit eden en büyük tehlikelerden biridir. Bu bataklıkları kökten kazımak, nesli ve geleceği korumak her bir ferdin üzerine düşen imani bir borçtur.