
İnsanlığın İnfazı: Müslüman Coğrafyaların Kanlı Arşı ve Sağır Dünyanın İhaneti
Yazar: Cehaletin Anatomisi
Ünvan: Bağımsız Araştırmacı / Yazar
كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ
Her nefis ölümü tadacaktır
Giriş: Medeniyetin Kokuşmuş Cesedi
Dünya tarihi, mühürlenmiş kalplerin ve kararmış vicdanların daha önce hiç bu kadar aleni bir vahşete imza attığına şahitlik etmedi. Bugün Filistin'de, Doğu Türkistan'da, Sudan'da ve tüm mazlum Müslüman coğrafyalarında dökülen sadece kan değil; medeniyet denilen o süslü maskenin altındaki kokuşmuş cesettir. Çocukların oyun parkları yerine kefenlere sarıldığı bu çağda, insanlığa ve Müslümanlığa karşı işlenen her cinayet, "insan hakları" nutukları atanların ikiyüzlü maskesini düşürmüştür.
I. Perde: Küresel İhanet ve Zulmün Planlanışı
Allah'ın bahşettiği sonsuz berekete göz diken küresel tiranlar, bu kirli savaşı Müslüman coğrafyalarının kalbinde başlattılar. Bu, sadece bir kaynak kavgası değil; doğrudan Müslümanlığa duyulan tahammülsüzlüğün bir sonucudur. Sınırları mazlumların feryatlarıyla çizen bu şer odakları; Filistin'in kutsiyetinden Doğu Türkistan'ın iffetine, Sudan'ın mazlumiyetinden tüm İslam beldelerine uzanan bir imha operasyonu yürütüyorlar. Petrolün karasıyla masumun kanını birbirine karıştıran o "kravatlı katiller ordusu", insanlığın onuru karşısında diz çökecektir.
II. Perde: Adaletin Katli ve Modern Barbarlık
Yeryüzünün en kadim toprakları, bugün birer açık hava hapishanesine dönüştürüldü. Gazze'nin sokaklarında kan içen, Doğu Türkistan'ın toplama kamplarında ruhları zapt eden, Sudan'ın bereketini gasp eden bu meşum zihniyet; sadece şehirleri değil, insanlığın ve Müslümanlığın ortak onurunu bombalıyor. Kur'an-ı Kerim'in lanetlediği o azgınlık, diri diri toprağa gömülen masumlarla ete kemiğe büründü. Modern barbarlar şer ittifaklarına güvense de, mazlumun kanı kendi sonlarının mührüdür.
III. Perde: "İnsan Hakları" Maskeli Küresel İhanet
Nerede o özgürlükten bahsedenler? Filistin'de bebekler katledilirken, Doğu Türkistan'da bir nesil yok edilirken, Sudan'da kardeş kardeşe kırdırılırken susanlar; bu sessizliğiniz atılan her bombadan daha ağırdır. Müslüman coğrafyaları üzerinde diplomatik kelime oyunlarına artık yer yoktur. İnsanlığa ve Müslümanlığa kasteden bu kıyıma bir lokma ekmek ve petrol uğruna sessiz kalan herkes, bu büyük cinayetin ortağıdır.
IV. Perde: Mutlak Hesaplaşma ve İlahi Adalet
Zalimler şunu unutmasın: Zulüm ile abad olanın akıbeti berbat olur. Müslüman coğrafyasının enkazları altından yükselen "Ya Allah!" nidaları, yarın o sahte kalelerin temellerini sarsacaktır. İlahi adalet ihmal etmez, sadece mühlet verir. Mühlet bittiğinde, insanlığın ahı arşı titretecek ve Efendimiz (s.a.v.)'in müjdelediği o kutlu gün mutlaka gelecektir:
"Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Öyle ki, o savaş esnasında taş veya ağaç: 'Ey Müslüman, ey Allah'ın kulu! Şu arkamdaki bir zalimdir, gel de onu cezalandır!' diyecektir." (Buhârî, Cihad 94; Müslim, Fiten 82)
V. Perde: Ebedî Karanlık ve Sonsuz Azap
O azap günü geldiğinde, vicdansızlar dünyaya geri dönmek için yalvaracaklardır (Mü'minûn, 99-100). Ancak iş işten geçmiş olacak. İnsanlığa ve Müslümanlığa karşı savaş açan zalimlerin ebedi mahkumiyeti, mazlumlar için adaletin tecellisidir. Akıttığınız her damla kan, boğulacağınız birer irin gölüne dönüşecektir. Kaçacak bir delik bulunamayacak olan o dehşetli gün, güneşin doğuşu kadar kesindir.
Kıyam ve Dua
Ya Erhamerrahimin!
Allah'ım! Filistin'de, Doğu Türkistan'da, Sudan'da ve tüm Müslüman coğrafyasında müminleri katleden bu kâfirleri ve onlara sessiz kalarak ortak olanları El-Kahhâr ve El-Müntakim isimlerinle kahr-u perişan eyle! İnsanlığa ve Müslümanlığa kastedenlerin kalelerini başlarına mezar et! Kabirde toprak onları kabul etmesin, mahşerde katlettikleri masumların kanı boyunlarına dolansın!
Zulmünüzü Allah'a şikâyet ettik! Azaplanacağınız günü sabırla bekliyoruz!
Âmin, binlerce kez Âmin!