
Her Doğan Çocuğun İslam Fıtratı Üzere Doğması ve Hayat Yolu
Hadis Kaynakları ve Numaraları
- Sahih-i Buhari: Kitabü'l-Cenaiz, 93 (Ayrıca bkz. Tefsir, Rum 2)
- Sahih-i Müslim: Kitabü'l-Kader, 22
- Tirmizi: Kitabü'l-Kader, 5
- İbn Mace: Kitabü'l-Sünne, 13
Peygamber Efendimiz (sav) hadis-i şerifte şöyle buyurmaktadır: "Her doğan çocuk, İslam fıtratı üzere doğar. Sonra anne-babası onu Yahudileştirir, Hristiyanlaştırır veya Mecusileştirir."
İslam Fıtratı Üzere Doğmak Ne Anlama Gelir?
Bu hakikati zihinlerde hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde netleştirmek gerekir. Kesinlikle "her çocuk Müslüman olarak doğar" denmez; çünkü gayrimüslim bir ailenin çocuğu da bu dünyaya gözlerini açmaktadır. Allah dünyayı ve insanlığı bu şekilde yaratmamıştır. Mesele kimin anne ve babasından bağımsız olarak, insanoğlunun başlangıçtaki saf potansiyelidir.
Bu durumu çok net bir örnekle zihnimizde canlandıralım:
- Cadde Örneği ve Başlangıç Noktası: Önümüzde iki tane ana cadde olduğunu düşünelim. Biri hakikatin ve adaletin caddesi olan rahmani cadde, diğeri ise sapkınlığın caddesi olan şeytani cadde. Kim dünyaya gelirse gelsin, hangi anne babadan doğarsa doğsun, çocuk asla şeytani caddenin veya o bozuk zeminin üzerine doğmaz. Her doğan çocuk, doğrudan rahmani caddenin tam üzerine, yani hakikati kabule hazır, tertemiz bir fıtrat çizgisine doğar. Doğumun kendisi rahmani bir alan üzerindedir.
- İrade ve Yol Ayrımı: İnsan dünyaya bu saf başlangıçla geldikten sonra akıl ve irade sahibi bir varlık olarak sahneye çıkar. Ezelde takdir edilen ilahi irade dairesinde kendi cüzi iradesiyle yaşantısına bir istikamet çizer. Bu aşamadan sonra önünde tercihler silsilesi başlar.
- Anne-Babanın ve Çevrenin Rolü: Hadiste geçen "Sonra anne-babası onu Yahudileştirir, Hristiyanlaştırır veya Mecusileştirir" kısmı tam burada devreye girer. Çocuk rahmani bir güzergahta doğar; ancak anne-baba ve dış çevre, verdikleri eğitim, inanç aktarımı ve kültürel baskıyla o saf fıtratı kendi inanç sistemlerine göre şekillendirir. Çocuk büyüdükçe bu yönlendirmelerin etkisinde kalır.
Tercihler ve Neticeler
- İyi ile İyinin Buluşması: Fıtratındaki saf güzelliği koruyan, hayatını hakikat üzerine bina eden bir insan, yine iyilerle ve iyilikle birleşirse neticesi cennet olur.
- İyi ile Kötünün Çatışması: Özü temiz (rahmani çizgide) doğan bir insan, anne-babanın veya çevrenin yanlış yönlendirmeleriyle kötü yola saparsa ve o çizgide ısrar ederse sonu hüsran yani cehennem olabilir.
- Kötü ile İyinin Mücadelesi: Hayata dezavantajlı veya farklı inançtaki bir ailede (çevrede) başlayan bir insan, sonradan kendi iradesini hakka çevirip iyiyi seçerse ve hayatını o çizgide tamamlarsa kurtuluşa erer.
Özetle; kimse "peşinen Müslüman olarak doğar" iddiasında değiliz. Dünyaya gelen herkes, İslam'ın ve hakikatin fıtri güzergahı olan rahmani cadde üzerine doğar. Sonrasında irade, anne-baba terbiyesi ve çevresel faktörler devreye girer; kişi ya o çizgide kalır ya da dış etkenlerle başka bir yola savrulur.