📜 Atatürkçü Zihniyet Tiyatrosu ve Kâfir Batının Akıbeti
Türkiye'deki laik, demokratik ve komünizm zihniyetli kâfir çevreler, 100 yıldır azmış kudurmuştan beter misali ile Din-i Mübin-i İslam'a karşı hem sözlü hem de fiziki şiddet uygulamalarıyla bir taarruz içindedirler. Lakin onların hesaba katmadığı ya da bildiği halde aldırmadığı bir gerçek var ki o da 600 yıllık Osmanlı Devleti'nin ardından gelen 100 yıllık ara reklamın bittiği ve Allah'ın şeriatının tüm dünyada tahakkuk edeceği gibi Türkiye Cumhuriyeti'nde de tecelli edeceği gerçeğidir. Ve o gün geldiğinde şanı şerefi yüksek ve baki olan devletimiz artık TCK/CMUK ile değil, bilakis Allah'ın anayasasının yazılı olduğu Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şerifler ile hükmedecektir ki bu mukadderat, Hakk'ın batıla galibiyetinin bu coğrafyanın kaderine yazılmış değişmez vaadinden başka bir şey değildir. O zümre ve onların yerli uzantıları, hakikatin güneşini balçıkla sıvamaya çalışırken yalnızca kendi kifayetsizliklerinde boğulmaya mahkûmdurlar.
İşte bu yüzden Kemalistler tiyatral bir senaryo sergilediklerinde, saçmalamakta üstlerine yoktur. Neden mi? İşte benim fenomenolojik kanıtım: Şeriatı ve hilâfeti ilga eden bu mel'ûn, necis, belhüm âdâl olan kâfir zihniyetin bırakın kendisini, gölgesi lânettir. Şimdi burada sorulması gereken soru şudur: Böyle bir zihniyetin mülahazası ne kadar gerçekçi ve doğru olabilir ki? Ve hâsıl-ı kelâm; aslı inkâr eden bir zihniyetten hakikat beklemek baştan beyhude ve bir illüzyondur.
İşte tam da bu yüzden, Allah Teâlâ; dünyayı ve insanlığı laiklik, demokrasi, komünizm zihniyetiyle ve bunların yanında insanı fıtratından koparan, sapkınlığı normalleştirip koruma altına alan her türlü batıl akımın nankör, pislik ve irite edici kullarından; bir tarafını diksen diğer taraftan yırtılan, yamalı torbaya dönmüş bu beşeri kanunlardan ve sapkınlığı meşrulaştıran bozuk düzenlerden tertemiz eylesin, yerin dibine batırsın! Âmin.
"Gelecek hak, zail olacak batıl; şüphesiz batıl yok olmaya mahkûmdur" sırrınca; o vadedilen gün ve saat geleceği gün; fıtratı bozanların, sapkınlığı koruyup kollayanların ve zulmün tahtlarının yıkıldığı, hakikatin, adaletin ve ilahi nizamın sesinin yükseldiği aziz ve kutlu Din-i Mûbin-i İslam ve Şeriat-ı Garra dünyaya hükümdar olsun! Âmin.
Ayet: "De ki: Hak gelecek; batıl yok olacak. Şüphesiz batıl yok olmaya mahkûmdur." (17. Sure / İsrâ Suresi, 81. Âyet) Âmin.
Hadis: "Yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduğu zaman..." (Ebû Dâvûd, Mehdi, 1; Tirmizî, Fiten, 43; İbn Mâce, Fiten, 34; Müsned-i Ahmed, 1/84, 3/36) Âmin.
NOT: Siz isteseniz de istemeseniz de, Türkiye Cumhuriyeti dâhil tüm dünya Allah'ın şeriatıyla yönetilecektir. Çünkü Allah nurunu tamamlamaya and içmiştir. Çünkü Allah ihmal etmez; sadece, zamanı gelinceye kadar o inkârcıların azabı artsın diye onlara mühlet verir. Ve günü geldiğinde bu, mutlak suretle ve şüphesiz tahakkuk edecektir.
Son Söz: Türkiye'de kâfirlerin ve Kemalistlerin işi bitmiştir. Bundan sonra değil size iktidar olma yüzünü göstermek, sizi bu ülkede yönetici bile yapmayacağız; çünkü biz size oy vermeyeceğiz. Yaptığınız kâfirhane putperestlik takıntılı tavırlarınızı/yanlışları düşündükçe, size açılan tüm kapıların kapatılması gerektiğine inanıyoruz. Bu, şerefli Türk toplumunun ve şerefli Türk devletinin selâmeti için en doğru olandır.